Giriş: Tek Renkli Bir Devlette Çok Renkli Olmak Balkanlar, tek bir kimliğe sığdırılamayacak kadar eski ve karmaşık bir dokuya sahiptir. Özellikle Bulgaristan, dışarıdan bakıldığında homojen (tek tip) bir yapı gibi görünse de; içeriden bakıldığında Türkler, Romanlar, Karakachanlar, Ulahlar, Gagauzlar ve elbette sarp dağların sahipleri Pomaklardan oluşan muazzam bir kültürel mozaiktir.

Bugün, 1998 yılında Sofya’da yayımlanan ve Anna Krasteva’nın derlediği „Bulgaristan’da Topluluklar ve Kimlikler“ (Общности и идентичности в България) adlı çok kıymetli akademik eserin rehberliğinde bu mozaiği inceliyoruz. Kitap, komünist rejimin “tek ulus” (Soya Dönüş) projesinin çöküşünün ardından, 1990’lı yıllarda Bulgaristan’ın kendi içindeki azınlıklarla nasıl yeniden tanıştığını ve Pomakların bu süreçte kimliklerini nasıl savunduğunu antropolojik bir dille anlatmaktadır.

Devletin “İki Arada Kalanlar”ı: Bulgar-Muhammedanlar

Kitapta, devletin resmi jargonuyla “Bulgar-Muhammedanlar” olarak adlandırılan Pomaklar için özel analizler yer almaktadır. O dönemin ve kitabın da yansıttığı temel paradoks şudur: Bulgar devleti, Pomakları etnik olarak “saf Bulgar”, dini olarak ise “yanlış yoldaki” (Müslüman) bir topluluk olarak görmüştür. Bu ikili bakış açısı, Pomakların yüzyıllar boyunca sürekli bir “geri döndürme” (asimilasyon) veya “şüphe” politikasına maruz kalmalarına neden olmuştur.

Kitaptaki analizlere (özellikle Antonina Jelyazkova ve Tsvetana Georgieva gibi uzmanların yaklaşımlarına) göre Pomaklar, sadece devlet tarafından değil, bazen komşuları tarafından da dışlanmıştır. Hristiyan Bulgarlar onları dini inançları (İslam) nedeniyle “diğerlerinden” görürken; etnik Türkler de onları dil (Güney Slavcası/Bulgarca) nedeniyle farklı kabul etmişlerdir. Pomak kimliği, işte tam da bu “iki arada kalmışlığın” ve dağların izole doğasının yarattığı muazzam bir dirençle inşa edilmiştir.

Komünizm Sonrası Kimlik Arayışı

Eserin yazıldığı 1990’ların sonları, komünist rejimin yıkıldığı ve demokratikleşme sancılarının çekildiği yıllardır. Eserde, Soya Dönüş Süreci’nde (1970’ler ve 80’ler) isimleri zorla değiştirilen, inançları yasaklanan Pomakların 1989’dan sonra yaşadığı “kimlik uyanışı” anlatılmaktadır.

Araştırmacılar, dağ köylerinde (örneğin Devin, Dospat, Smolyan yöresinde) yaşayan Pomakların, dış dünyanın tüm etiketleme çabalarına (Bazen Türk, bazen Arap, bazen de zorla Slav ilan edilmelerine) karşı geliştirdikleri o eşsiz mikro-kimliği gözler önüne sermektedir. Onlar için kimlik; devletin verdiği kimlik kartından ziyade, konuştukları o eski dil (diyalekt), tarlalardaki imece kültürü, Kaba Gayda’nın sesi ve atalarından miras kalan inanç pratiğidir.

Diğer Azınlıklarla Karşılaştırma

Kitabın en güçlü yanı, Pomakları tek başına değil, Bulgaristan’daki diğer azınlıklarla birlikte ele almasıdır:

  • Türklerle İlişki: Kitap, Pomakların etnik Türklerle olan ilişkilerinde din kardeşliğinin güçlü bir bağ kurduğunu, ancak Soya Dönüş sürecinde her iki grubun da ortak bir kader (devlet baskısı) paylaştığını vurgular.
  • Karakachanlar ve Ulahlar: Balkanların diğer dağlı toplulukları olan ve çoğunlukla göçebe hayvancılıkla uğraşan bu Ortodoks grupların asimilasyon süreçleri ile Pomakların maruz kaldığı asimilasyon karşılaştırılır. Devlet, dini uyuşmazlık nedeniyle Pomaklara her zaman daha “tehditkar” bir gözle bakmıştır.

“Biz Kimiz?” Sorusunun Evrensel Cevabı

Anna Krasteva’nın derlediği bu eser, “Biz kimiz?” sorusuna verilecek cevabın tek boyutlu olamayacağını kanıtlar. Pomaklar, yüzyıllar boyunca kendilerine dışarıdan giydirilmek istenen gömlekleri yırtıp atmış bir halktır. Onlar, ne sadece dil ile ne de sadece din ile tanımlanabilirler. Pomak olmak; o coğrafyanın kendisine, dağların sertliğine ve o eşsiz kültürel belleğe ait olmaktır.

Bugün, o asimilasyon projeleri tarihin çöplüğüne karıştı ancak Pomak kimliği, dağların rüzgarı gibi özgürce esmeye devam ediyor. „Bulgaristan’da Topluluklar ve Kimlikler“ kitabı, bizlere bu özgürlüğün ne kadar ağır bedeller ödenerek kazanıldığını akademik bir dille hatırlatıyor.

Sizler kimliğinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Kendi ailenizde, geçmişte veya bugün “Pomak olmak” ile ilgili hangi anıları ve tecrübeleri paylaşıyorsunuz? Yorumlarda buluşalım.


Eserin Adı: ОБЩНОСТИ И ИДЕНТИЧНОСТИ В БЪЛГАРИЯ (Bulgaristan’da Topluluklar ve Kimlikler)

Derleyen/Editör: Anna Kръстева (Anna Krasteva)

Yayın Yılı ve Yeri: 1998, Sofya (Petekston Yayınları)

Kapsamı: Bulgaristan’daki çeşitli etnik ve dini grupları sosyolojik ve antropolojik açıдан inceleyen, oldukça kapsamlı akademik bir derlemedir. Kitapta Pomakların (Bulgar-Muhammedanların) yanı sıra, Türkler, Çingeneler (Romanlar), Ulahlar, Karakachanlar, Gagauzlar, Yahudiler ve Ermeniler gibi toplulukların kimlik inşaları ele alınmaktadır.

Önemli Yazarlar: Antonina Jelyazkova, Evgeniya Mitseva, Tsvetana Georgieva gibi Bulgaristan’ın önde gelen tarihçi ve antropologlarının makalelerini içermektedir.

https://archive.org/details/sudgtl-book-2014-023

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir